Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
çırak almak
Anlamı:

1. yanında çırak çalıştırmak


çırak çıkarmak
Anlamı:

1. bir kimseyi beklediğinden az bir kazançla ortaklıktan uzaklaştırmak

2. eskimiş , eskimiş , eskimiş , eskimiş , cariye veya odalıkların saray, konak, köşk vb. büyük yerlerde yıllarca hizmet ettikten sonra evlenmelerine veya o yerlerden ayrılmalarına izin vermek


çırak vermek
Anlamı:

1. çırak olarak çalışması için bir iş yerine göndermek

Örnek:

1. Bu çocuğu sekiz yaşındayken araba boyacısına çırak vermişler.

1. Bu çocuğu sekiz yaşındayken araba boyacısına çırak vermişler.


çıraklık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çırak olma durumu, yamaklık

Örnek:

1. Artık on yedi yaşındaydı ve gazozcu, ayrancı çıraklığı yapmak istemiyordu.

1. Artık on yedi yaşındaydı ve gazozcu, ayrancı çıraklığı yapmak istemiyordu.

2. Çırağın yaptığı iş

Örnek:

1. Bir şey söylemeden çıraklık vazifesini alırdı.

1. Bir şey söylemeden çıraklık vazifesini alırdı.

3. Çırağa verilen ücret

4. Çırakların çalıştığı yer


çıraklık etmek
Anlamı:

1. çırak olarak çalışmak

Örnek:

1. Yedi yaşına gelince amcasına çıraklık etmeye başladı.

1. Yedi yaşına gelince amcasına çıraklık etmeye başladı.


çırakma
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Şamdan


Lisan : Farsça çerāġ + pā

çırakman
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Üzerinde meşale yakılan kule veya demir direk

2. Balıkçıların balıkları kıyıya çekebilmek için geceleyin yaktıkları ateş

3. Çırakma


çıralı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çırası olan

Örnek:

1. Çıralı tahta.

1. Çıralı tahta.


çıralık
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çıra olarak kullanılmaya elverişli (ağaç, tahta)

2. isim , isim , isim , isim , Çıra konulan yer

Örnek:

1. Çıralık yanınca Koca Osman onu öylece gördü, yüzüne ters ters, alaylı baktı.

1. Çıralık yanınca Koca Osman onu öylece gördü, yüzüne ters ters, alaylı baktı.


çıramoz
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Balıkçıların, ateş balığı avlarken üzerinde çıra ve funda yaktıkları ızgara


ciranta
Anlamı:

1. isim , isim , ticaret , ticaret , isim , isim , ticaret , ticaret , Bir senedi ciro eden kimse


Lisan : İtalyanca giranta

Telaffuz : cira'nta

çırasız
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çırası olmayan


cırboğa
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Bir tür çöl sıçanı (Dipus Caegyptius)

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Cılız, zayıf, çelimsiz çocuk


çırçıl
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Gemilere fıçı, varil vb. yükü yükleme, boşaltma sırasında kullanılan iki tarafı kancalı sapan


çırçıplak
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çırılçıplak

Örnek:

1. Hasta binlerle bakan yok, diriler çırçıplak / Ölüler kaskatı olmuş, hani kim kaldıracak?

1. Hasta binlerle bakan yok, diriler çırçıplak / Ölüler kaskatı olmuş, hani kim kaldıracak?


Telaffuz : çı'rçıplak

çırçıplaklık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çırçıplak olma durumu


cırcır

İlgili Kelimeler:

cırcır böceği, cırcır delgi, cırcır kolu

Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Pamuk kozalarının pamuğunu ve çekirdeğini birbirinden ayıran çıkrık

2. Ağustos böceği

3. Fermuar


çırçır
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Pamuğu çekirdeğinden ayırmaya yarayan alet

Örnek:

1. Kasabada bir çırçır fabrikası açılmış.

1. Kasabada bir çırçır fabrikası açılmış.


çırçır
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Küçük pınar


çırçır
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Cırcır böceği


cırcır böceği
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Düz kanatlılardan ocaklarda, fırınlarda, kırlarda yaşayan böcek, cırlak (Grillus domesticus, G. campestris)


cırcır delgi
Anlamı:

1. isim , isim , teknik , teknik , isim , isim , teknik , teknik , Dönme hareketini yivli gövdesi üzerindeki parçanın ileri geri itilmesinden alan ve küçük delikler açmak için kullanılan araç


cırcır kolu
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Lokma vidaları sökmeye yarayan alet


çırçırlama
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çırçırlamak işi


çırçırlamak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Pamuk, keten, kendir vb. bitkisel dokuma ham maddelerini çekirdek veya kabuklarından temizlemek